Kişisel Farkındalık
Son Zamanlarda Kendimle İlgili Fark Ettiğim 10 Şey
İnsan çoğu zaman kendini tanıdığını sanıyor. Ben de öyle sanıyordum.
Ama son zamanlarda fark ettim ki, aslında insan kendini en çok durduğunda, yavaşladığında ve biraz sessiz kaldığında tanıyor. Hayatın hızı azalınca, insanın iç sesi daha net duyuluyor.
Bu yazıyı yazma sebebim tam olarak bu. Son dönemde kendimle ilgili fark ettiğim, bazen şaşırdığım, bazen de “keşke daha önce görseydim” dediğim on küçük ama önemli şeyden bahsetmek istiyorum. Belki bazıları sana da tanıdık gelir.
Her şeye yetişmek zorunda olmadığımı fark ettim
Uzun süre her şeye yetişmeye çalıştım. Her mesajı anında cevaplamak, her işi zamanında bitirmek, herkesi memnun etmek… Ama bunun beni ne kadar yorduğunu geç fark ettim.
Artık bazı şeylerin bekleyebileceğini biliyorum.
Her şey hemen olmak zorunda değil.
Ve bu farkındalık bana beklediğimden daha fazla huzur verdi.
Yalnız kalmanın aslında bana iyi geldiğini öğrendim
Eskiden yalnızlık bana eksiklik gibi gelirdi. Sanki yalnızsam bir şeyler yanlış gidiyormuş gibi hissederdim. Oysa şimdi anlıyorum ki, yalnız kalmak bazen kendime yaklaşmanın tek yoluymuş.
Sessizlikte düşüncelerim daha net oluyor.
Ne istediğimi, ne istemediğimi daha iyi anlıyorum.
Yalnızlık artık kaçtığım bir şey değil, ara sıra sığındığım bir alan.
Herkese her şeyi anlatmam gerekmediğini fark ettim
Bir dönem yaşadığım her şeyi paylaşmak isterdim. Anlatınca hafiflediğimi sanırdım. Ama zamanla şunu öğrendim: Herkes her şeyi bilmek zorunda değil.
Bazı duygular sadece bana ait.
Bazı düşünceler içimde kalınca daha değerli.
Bu sınırı çizmek beni daha güçlü hissettirdi.
Küçük şeylerin beni mutlu ettiğini fark ettim
Eskiden mutluluk dediğim şeyler hep büyüktü. Büyük planlar, büyük hayaller, büyük değişimler… Şimdi ise çok daha küçük şeyler yetiyor.
Sıcak bir kahve,
güzel bir gün batımı,
sevdiğim bir şarkı…
Meğer mutluluk sandığımdan daha yakındaymış.
Herkesi memnun edemeyeceğimi kabul ettim
Bu benim için zor bir kabuldü. Çünkü uzun süre "iyi insan" olmayı herkesin mutlu olmasıyla karıştırdım. Oysa ne yaparsam yapayım, birilerinin memnun olmayacağını gördüm.
Artık şunu biliyorum:
Başkalarını memnun etmeye çalışırken kendimi kaybetmem gerekmiyor.
Bu farkındalık bana büyük bir yükten kurtulmuşum gibi hissettirdi.
Yorulduğumu daha geç değil, daha erken fark etmeyi öğrendim
Eskiden tükenene kadar devam ederdim.
Şimdi ise yorgunluğumu daha erken hissediyorum.
Ve durmaya izin veriyorum kendime.
Bu bir zayıflık değilmiş.
Aksine, kendime saygı duymakmış.
“Hayır” demek eskiden beni çok zorlar, suçlu hissettirirdi.
Şimdi ise hayır dediğimde aslında kendime evet dediğimi görüyorum.
Herkesin sınırı var.
Benim de var.
Bunu kabul etmek beni hafifletti.
Geçmişe sandığımdan daha az bağlı olduğumu fark ettim
Bazı şeylerin beni hâlâ etkilediğini sanıyordum.
Ama dönüp baktığımda, aslında geçmişin gücünün azaldığını görüyorum.
Her şey geçmiyor belki, ama değişiyor.
Ve ben de değişiyorum.
Kendimle konuşma şeklimin çok önemli olduğunu fark ettim
Kendi içimde kendime nasıl davrandığım, düşündüğümden çok daha etkiliymiş. Sert, yargılayıcı, sabırsız bir iç sesim varmış.
Şimdi daha yumuşak olmaya çalışıyorum.
Kendime, bir arkadaşım gibi davranmayı öğreniyorum.
Her şeyin bir anda düzelmek zorunda olmadığını kabullendim
Eskiden her şeyin hemen yoluna girmesini isterdim.
Şimdi biliyorum ki bazı şeyler zaman istiyor.
İyileşmek, anlamak, toparlanmak…
Bunların hepsi bir süreç.
Ve ben bu sürecin içindeyim.
Sonuç
Kendimi tanıdığımı sanıyordum ama aslında hâlâ öğreniyorum.
Bu on madde, son zamanlarda kendimle ilgili fark ettiklerimin sadece bir kısmı.
Belki sen de kendi hayatında benzer şeyler fark ediyorsundur.
Belki bazı cümleler sana da tanıdık gelmiştir.
Şunu söyleyebilirim:
Kendini fark etmek, değişmenin ilk adımı.
Ve bu farkındalık bazen insanın kendine verebileceği en güzel hediye oluyor.
Hayatı değiştiren sessiz başlangıçlar adlı yazımı okumak için buraya tıklayın

Yorum Gönder
0 Yorumlar