Tatilin Psikolojik Etkileri

 

Tatil

Valizi Hazırlarken Başlayan O Büyülü His: Tatil Gerçekten Ruhun İlacı mı?

​İtiraf edeyim, bazen bilgisayarın başında, açık kalmış yirmi tane sekmenin arasında kaybolmuşken kendimi uzaklara dalıp giderken buluyorum. Hani o meşhur "pazartesi sendromu" dediğimiz şey var ya, bence onun tek panzehiri, takvimde işaretlenmiş o tatil tarihidir. Tatil sadece işe gitmemek ya da farklı bir şehirde uyanmak değil; tatil aslında insanın kendiyle yeniden tanışmasıdır.

​Valiz Hazırlamak Bile Bir Terapiymiş

​Fark ettiniz mi? Tatilden bir gün önce o valizi yatağın üzerine attığımızda içimizi garip bir enerji kaplar. Normalde ütü yapmaktan nefret eden ben, o gün tatile götüreceğim gömlekleri büyük bir özenle katlarken buluyorum kendimi. Neden? Çünkü o valizin içine sadece kıyafetlerimizi değil, bütün o yılın yorgunluğunu, stresini ve "keşke"lerini de koyup kapaklarını sıkıca kapatıyoruz. O andan itibaren artık iş mailleri, bitmeyen projeler ya da arabanın bitmek bilmeyen masrafları o valizin dışında kalıyor.

​Yolun Kendisi Mi, Varılacak Yer Mi?

​Ben hep yolculuğun kendisini sevenlerden oldum. Arabaya binip, kontağı çevirdiğimde o ilk birkaç kilometre boyunca şehir arkamda küçülürken sanki omuzlarımdaki yükler de hafifliyor. Hele bir de yol üstünde o dumanı tüten salaş bir yol üstü lokantasında durup içtiğim o demli çayın tadını, dünyanın en lüks otelinde bile bulamıyorum.

​İnsan tatildeyken zamana karşı yarışmayı bırakıyor. Saat kaç olmuş, bugün hangi günmüş, hiçbir önemi kalmıyor. Güneşi izlemek için vaktimiz oluyor, denizin o tuzlu kokusunu içimize çekmek için acele etmiyoruz. İşte gerçek mutluluk burada saklı: Anın içinde kaybolmak.

​Neden Tatil Yapınca "Yenilenmiş" Gibi Hissederiz?

​Aslında bilimsel bir açıklaması vardır elbet ama ben size kendi deneyimimi anlatayım. Bizim gibi sürekli bir şeyler üretmeye, bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar için beyin hiç durmayan bir motor gibi. Tatil, o motorun soğumasına izin vermektir. Birkaç gün hiçbir şey düşünmeden, sadece gökyüzüne bakarak geçirdiğimizde, beyin o karışık dosyaları kendi içinde düzenliyor.

​Döndüğümde fark ediyorum ki, çözemediğim o kod hatası ya da üzerine saatlerce kafa yorduğum içerik fikri, tatil dönüşü kendiliğinden çözülüvermiş. Çünkü ruhumuz dinlendiğinde, zihnimiz de bize en iyi çözümleri sunmaya başlıyor.

Sonuç: Mutluluk Bir Varış Noktası Değil, Bir Mola Yeridir

​Tatilin bitip eve dönüş yoluna geçtiğimiz o buruk an var ya... Hani o şehre girerken binaların arasından tekrar geçmeye başladığımız o an... İşte o an aslında ne kadar şanslı olduğumuzu anlıyoruz. Çünkü o tatil bize sadece dinlenmeyi değil, sahip olduklarımıza dışarıdan bakmayı da öğretiyor.

​Mutluluk, bir sonraki tatilin hayalini kurabilmektir. Hayat kısa, işler hiç bitmeyecek, faturalar hep gelecek. Ama o valizi bir kez daha yatağın üzerine atıp, yeni yerler keşfedeceğimiz o günü düşünmek bile insana yetiyor.

​Siz de kendinize bir iyilik yapın. Çok lüks olmasına gerek yok; bazen yan köye gitmek, bazen sadece telefonunuzu kapatıp bir ağacın altında oturmak bile dünyanın en büyük tatilidir. Önemli olan o ruhu özgür bırakmak.

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Bu site deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır.